Back to Home

Savaşmadan Ölmek Yok

8 Milyarı geçen nüfusları ile
İnsanlar genel olarak üçe ayrılır!


Dünya düzenini belirleyen ve diğerlerine yön veren bir azınlık,

Dünyada neler olup bittiğinin farkında olan ancak sadece izlemekle yetinmeyi tercih eden bir çoğunluk,
Dünyada neler olduğuyla ilgili hiçbir fikri olmayan ve sürüyü takip eden muazzam bir kalabalık.


Peki ya siz hangi gruptasınız? Bulmanıza yardım edeyim…

Aileniz size “oku da iyi bir işin olsun” diyor ve siz okuyunca iyi bir işiniz olacağına inanıyorsanız,
30 yaşına gelmiş ve henüz evlenememiş biriyseniz veya çevrenizde böyle kişiler varsa, siz bu durumu yadırgıyorsanız,
Gelenek ve adetler başlığı altında bize dayatılan saçma ve gereksiz onlarca davranışı sırf atalarımız öyle yapmış diye kabul ediyorsanız,
Askerlik yaşı geçmiş ve henüz askere gitmemiş erkeklere tuhaf gözle bakıyorsanız,
Emeklilik denen zırva için her ay maaşınızın üçte birini isteyerek veya zorla veriyor ve emekli olacağınız yaşın gelmesini bekliyorsanız,
Yılda 48 hafta bir başkası için çalışıp, onu zenginleştirip, sadece 4 hafta tatil yapınca mutlu oluyorsanız,
Günde 12 saate yakın çalışıyor ve alabildiğiniz tek şey bir koltuk takımı ise,
Üzgünüm üçüncü gruptaki muazzam kalabalığın bir parçasısınız.

Aslında önemli olan hangi grupta olduğumuzdan ziyade, bundan sonra nerede olacağımızdır.
Bu kitabı okuduğunuza göre, Savaşmaya Hazırsınız!

Öncelikle şunu anlayalım ki normal diye tabir edilen şey; işe gitmek için satın aldığın pahalı kıyafetleri giyip, işe gitmek için halen ödemesini yapmakta olduğun arabanla trafiğe girip, gittiğin işte ise giydiğin kıyafetin, bindiğin arabanın ve bütün gün sen işteyken boşta duran evinin parasını ödeyebilmek için çalışmaktır.

Hiç düşündünüz mü; Neden bazıları ayda 500 $ para kazanıyorken, bazıları 100.000 $ kazanabiliyor?
Neden aynı sıralardan mezun olan insanların bazıları hayatta çok iyi yerlere gelirlerken,
bazıları sadece günü kurtarabilecekleri işlerde çalışabliyorlar?
Neden bazıları ömrünün 40-50 yılını çalışarak geçirirken,
bazıları hayata aynı yerden başlamasına rağmen aynı ömrü dünyayı gezerek geçirebiliyor?
Neden bazıları hiçbir özel yeteneği olmadığı halde ünlenip herkes tarafından tanınıyorken,
bazıları mahalle köşesinde kahvehanelerde yaşlanıyor?
Neden bazıları mutsuz ve sürekli söylenirken,
bazıları dünyayı bir oyun alanı gibi görüp istediği her şeyi elde edebiliyor?

Lambadan Cin çıksa ve 3 dilek hakkın var dese;
YOL, YEMEK, SİGORTA dileyecek insanlar tanıyorum.
Sıradan şeyler yapıp sıradışı bir hayat yaşayamazsınız!

Emeklilikmiş! Dünyanın en büyük tuzağı. Hangi akıllı bulduysa bunu, “seni en boktan yaşlarını rahat geçirmen vaadi ile en güzel yaşlarında it gibi çalıştırıyorlar”

Her insanın günde 3 tane 8 saati olur. Birinci 8 saatte herkes uyur dinlenir, İkinci 8 saatte herkes çalışır, İşte o kişinin hayatta nereye geleceğini üçüncü 8 saatte yaptıkları belirler. Peki ya siz üçüncü 8 saatlik dilimde ne yapıyorsunuz?

Bundan 20 yıl sonra yaptıklarından değil, yapmadıklarından dolayı üzüleceksin. Dolayısıyla halatları çöz, güvenli limanlardan uzaklara yelken aç, rüzgarı yakala. Araştır, düşle, keşfet…